Eski UFC'de süre limiti olmadığı gibi, dövüşçüler arasında sıklet farkı da yoktu. Hal böyle olunca, birbirinden alakasız kütlede olan dövüşçüler, genellikle hayatta kalmak için dövüşüyordu. Bu karşılaşmada ise, 136 kiloluk Paul Varelans'ın karşısında nerdeyse yarısı kadar olan, Brezilyalı dövüşçü Marco Ruas vardı, yani saf gücün karşısında teknik duruyordu. Dövüş başladığında, ağırlığını ve boyunu avantaj olarak kullanan Paul, Marco'nun üzerine bir tank gibi yürüyüp, yumruklar savurmaya başladı. Marco, devasa rakibine karşı kafa kafaya gitmek yerine, Paul'un bacaklarına vurmaya başladı. Başta etki etmiyor gibi gözükse de, zaman içerisinde Paul'un bacakları morarmaya başlayınca, hareket hızı da yavaşlamış oldu. Fakat Paul'un aldığı en büyük darbeler, Marco'nun şimşek gibi çakan Muay Thai tekmelerinden geliyordu. Dövüşün başlarında, Marco'nun kazanmasına ihtimal vermeyen kalabalık, doğru teknik ve sakinlikle neler yapılabileceğine şahit oluyordu. Paul yaptığı her saldırıda, bacaklarına gelen tekmeyle karşılık buluyordu. Marco ise, Paul'un etrafında dönüp, bacaklarına vurmaya devam etti. Bacağına sayısız darbe alan Paul, daha fazla dayanamayıp çökmeye başladı. Eski UFC'de raund süresi olmadığı için, dövüşçülerden birinin pes etmesi gerekiyordu. Paul'da ise ne bacak, ne hal kalmıştı. Marco, bu oyunu gücüyle değil, acımasız zekasıyla kazanırken, UFC'de doğru teknik ile her türlü kütlenin üstesinden gelinebileceğini gösteren efsanevi bir performans sergilemişti. #shorts #ufc